1985 yılında yürürlüğe giren 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu, o günden bu yana, hayatımıza dokunarak süre gelmiş ve 33 yıldır uygulanmaktadır. Zaman zaman Kanunda genişlemeler yapılarak, bir takım revizyonlara uğramıştır. Ve fakat kanunun aslında pek de temel yapısın da bir sapma olmamış ve günümüze kadar çok önemli bir değişikliğe gidilmemiştir..

Ancak bu demek değil ki, Katma Değer Vergisi kanununa ilişkin sorunları yok sayalım..!
İşte tam da bu çerçevede, özellikle son birkaç yıldır konu ile alakalı bazı sorunlar masaya yatırılarak çözümler aranmaya başlanmıştır.

Biraz geriye gidelim. 21 Ocak 2015…
Gündemde Yeminli Mali Müşavirler(YMM) var. O günlerde bazı taleplerde bulundular.

Neler konuşuluyordu bir bakalım.
Gelir ve Kurumlar Vergisi Beyannamelerinde tasdik zorunlu hale getirilsin.
Yeminli mali müşavirlikte çok ağır sorumluluklar var.
Hiç olmazsa bazı sorumluluklar üzerimizden alınsın bazılarına da sınırlandırılma getirilsin.
Bunun için gerekli düzenlemeler yapılsın.
Vergi beyannamelerinin elektronik ortamda gönderilmesine aracılık edebilme yetkisinin de önü açılsın.
Aracılık sözleşmesine yetki verilsin ama sorumluluk verilmesin.
Diğeri ve genel kanaate göre, YMM ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler (SMMM) arasındaki en önemli kırılma noktası, Bağımsız Denetim işi tamamen Yeminli Mali Müşavirlere bırakılsın…
Bu amaca uygun olarak şunun altını çizmeden geçmeyelim!.. SMMM ile YMM arasındaki haksız ve eşitliksiz bir yaklaşım olan aşağıdaki alıntı, bilerek aralık bırakılmıştır.

Bilindiği üzere, mali müşavirlik mesleği bir danışmanlık işi olmasına rağmen, SMMM ‘ler serbest ve solo halde büroları açıkken, danışmanlıkta yapsalar sözleşmeleri gereği, o şirketin denetimini yapamıyorlar ve hali ile tam tasdik yapan YMM ‘ler her nedense denetim işini yapmaya havidirler.

“Tam Tasdik hizmetleri bir çeşit vergi denetimidir. 6102 sayılı TTK 400/3 uyarınca “Denetçi, denetleme yaptığı şirkete, vergi danışmanlığı ve vergi denetimi dışında, danışmanlık veya hizmet veremez, bunu bir yavru şirketi aracılığıyla yapamaz.” Bu nedenle, danışmanlık veya tam tasdik hizmetleri bağımsız denetim yapılmasına engel teşkil etmez.”

Aklımıza gelen peki!.. Yeminli Mali Müşavirlerin Gelir ve Kurumlar Vergisinde tasdik zorunluluğu istemelerinin asıl amacı nedir?

Çok basit cevabı var…
Yapılacak yeni bir düzenleme ile Bağımsız Denetim sürecinde YMM ‘ler kan kaybedecek gibi görünüyor ve Bağımsız denetim yapılan her yerde tam tasdik uygulaması isteniyor, zaten bu konuda çalışmalarda var.
Şimdi birde Bağımsız Denetçi statüsü oluşturuldu.
Bir çok meslektaş bağımsız denetçi ruhsatı aldı. Ne işe yaradı?
Kamu Gözetim Kurumu Başkanın yaptığı bir söyleşisinde “Bir kısım SMMM ’ler Bağımsız Denetçi ruhsatını duvarda süs olarak asacaklar” diyerek cevabı vermişti.

Artık çizgiler daha belirgin olmaya başladı…
Bağımsız denetçi isen sadece bağımsız denetim işi yapacaksın. Eğer SMMM isen muhasebeyi bırakıp denetim yapacaksın. YMM isen tam tasdik ve iade gibi işleri bırakıp sadece denetim yapacaksın.

Kimse kusura bakmasın.

Ne SMMM meslek mensupları muhasebe işini bırakırlar; ne de YMM meslek mensupları tasdik ve iade işlerini bırakırlar. SMMM ‘lerin, KDV Raporu düzenleyebilme yetkisi için, Tasarının 19.Maddesi ile, 3568 sayılı yasamızda 8 inci maddesinden sonra gelmek üzere “beyannamelerini imzaladıkları dönem ve mükelleflerle sınırlı olmak kaydı ile” sınırlı bir kazanım ekleme olarak yer almıştır.

Diyelim ki; yasada gerekli düzenleme yapıldı ve “SMMM KDV Raporu düzenleyebilir” denildi.

Peki YMM ler bu işe razı olur mu?

Olur. Bağımsız Denetim yetkisinde bir çok sınırı olmayan haklara sahip olan YMM ‘lere, yine
e-ticaret münasebeti ile, değişen dünyamızda alan sağlayan gelir getirici unsurlar vuku bulmuştur.

Vergi üzerine oynanan, skandallar ile sarsılan ve bu sayede ne kadar illegal kapıların kapatılması gerektiğini gören insanlar, tedbirleri arttırarak, buhran zamanlarından dersler almışlardır.

Dolayısı ile, Liborun 2021 yılı sonuna ötelenmesi ile mali sistemimize 2013 ‘ten bu yana girmiş ve fakat uygulamaya tam manası ile geçememiş olan, BEPS (Matrah Aşındırma ve Kâr Aktarımı) eylem planında yer alan, “tahkim” müessesesi tamamen YMM kontrolünde yapılacak. İddia edilen odur ki, 30 bin civarında olan tam tasdik ve KDV İadesinden varsayalım giden gelir getirici enstrüman; yerini yine 70 bin, hatta daha fazla olduğu genel kabul görmüş sayıda, piyasaya kavuşmuştur. 2020 yılında yürürlüğe girecek, Ahilik Sandığı ve diğer türev sahalardaki potansiyel, daralmanın aksine, daha da artan oranlı gelir faktörlerine yönelmiştir.

Şunu da belirtmeden geçmemek lazım;

İade Raporu düzenleme, belirli sınırlar dahilinde SMMM ‘lere veriliyor olma yetkisi Maliye Bakanlığı ‘ndadır. Dolayısı ile limitli bir rapor yazma yetkisi, YMM meslek insanını saf dışı etmek yerine, doğruyu yazmak gerekirse, angaryanın SMMM ‘lerce yapılarak üst elitlerin eleman ihtiyacına cevap niteliği taşımaktadır.

Tüm bu yazılan veya yazılamayan sebeplerin ar-ge hazırlıklarında, çalışma sonuçlarına göre düzenlenen 25 maddeden oluşan tasarı, gelecekte sadece Mali Müşavir ve Bağımsız Denetçi unvanlarının var olmasına dönük önemli bir gelişme olarak algılanmıştır.

Başka bir açıdan okuma yapacak olursak, “Kanun Tasarısının amacı yatırımı, üretimi ve ihracatı desteklemek; işletmeler üzerinde oluşan finansman yükünü ortadan kaldırmak; küçük ve orta ölçekli işletmelerin vergiye uyumunu kolaylaştırmak; kayıtlılığı teşvik etmek ve vergi uygulamalarında mükellef haklarını güçlendirmektir.”

Saygılarımızla…
28.02.2018

Emir ES Selahattin İPEK
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Bağımsız Denetçi
malimusavir.emir@hotmail.com bdselahattinipek@gmail.com