İşveren tarafından ödenen özel sağlık sigortası primi pek de alışık olmadığımız bir durumdur. Bir şekilde

istihdam edilen personele ait özel şahıs sigorta primleri, şirket tarafından ödendiği takdirde ücret matrahının tespitinde indirilebilir mi? Bu husus ne yazık ki çok ortada bir konu olmaması sebebiyle, mali sistem içinde teorik olarak yer almasına rağmen, Tek Düzen Muhasebe Sistemi ‘nde kayıt düzeni açısından bilgiye muhtaç konu olarak karşımıza çıkar. Konu hakkında detayda boğulmadan, aktarmaya çalıştığım görüşüm aşağıda yer almaktadır.

Genel itibari ile aslında işveren tarafından ödemeli özel sağlık sigortası poliçe tutarı çalışanlar için ödenmez. Güçlü sermayeye sahip işyerlerinde kaliteli ve kalifiye personeli bünyede tutabilmek için jest manasına da yönelik bir uygulamadır.
Fakat bizim de bu genel-geçer durumda sorgulamaya aldığımız bir şeyler olmalı.
Mesela hemen aklıma gelen;

—“Bedava peynir ancak ve mutlak olarak fare kapanında yer alır” öyle değil mi?

İşveren ödemiş olduğu bu primi gider olarak indirmenin yollarını tarayacaktır. Elbette ki özel kesintiler şeklinde bir takım istisna durumlarından ari tamamı indirilemiyor.

Kapsamdaki istisna kesintileri hak edenler için durumun ne boyutta olduğunu analiz ettiğimizde, bir giderin indirilebilmesi için öncelikle, Gelir Vergisi Kanunu’ na(GVK) bakılması gerekir.

“193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde, safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup, aynı maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde gider olarak indirileceği hükmüne yer verilmiştir.” Amir olan bu maddenin 1. fıkrası, işverenin çalışanına ödediği sağlık sigortası primlerini ücretin bir unsuru olarak gider yazılabilir nitelikte olduğunun temelini teşkil etmektedir. Hatta konu hakkında 85 numaralı Gelir Vergisi Sirküleri’ ne bakarak daha fazla bilgi alabiliriz.

Şunu da ifade etmekte fayda var. GVK’ nun 40/9 maddesi gereğince indirim işverenler tarafından hizmet erbabına yönelik olarak sadece bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı paylarını içermekte olup, şahıs sigorta primlerini içermemektedir.

Hem işveren tarafından bireysel emeklilik sistemine katkı payı ödenmesi hem de ücretli tarafından şahıs sigortalarına prim ödemesinin bulunması ve bunların toplam tutarının yukarıda belirtilen sınırı aşması halinde, indirimin öncelikli olarak ücret matrahının tespitinde mi yoksa ticari kazancın tespitinde mi yapılacağı konusu taraflarca, mükerrer indirime izin verilmeksizin, serbestçe belirlenebilecektir.

İşverenler tarafından ödenen özel şahıs sigorta primlerinin gider yazılıp yazılmayacağı ve vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapılıp yapılmayacağı hususu ile ilgili İstanbul Vergi Dairesi Başkalığı tarafından verilen 62030549-12063-2013/210-725 sayılı, 02.04.2014 tarihli Özelge ile yapılan açıklamalar aşağıdadır.

Gelir Vergisi Kanunun “Ücretin Tarifi” başlıklı 61 inci maddesinde; “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez…” hükmü yer almıştır.

Aynı Kanunun ücretin gerçek safi değerinin tespitinde yapılacak indirimlere ilişkin 63 üncü maddesinin (3) numaralı bendinde, “(6327 sayılı Kanunun 5.maddesiyle değişen bent; Yürürlük 01.01.2013) Sigortanın Türkiye’de kâin ve merkezi Türkiye’de bulunan bir emeklilik veya sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması şartıyla; ücretlinin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat sigortası poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primlerin %50’si ile ölüm, kaza, sağlık, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primler (İndirim konusu yapılacak primler toplamı, ödendiği ayda elde edilen ücretin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamaz. Bakanlar Kurulu bu bentte yer alan oranları yarısına kadar indirmeye, iki katına kadar artırmaya ve belirtilen haddi, asgari ücretin yıllık tutarının iki katını geçmemek üzere yeniden belirlemeye yetkilidir.)” hükmü yer almaktadır.

Diğer taraftan yukarıda yazmış olduğum gibi, 23/10/2012 tarih ve GVK-85/2012-7 sayılı Gelir Vergisi Sirkülerinde konu ile ilgili daha fazla açıklamalara yer verilmiştir.

Buna göre; indirim konusu yapılacak primlerin toplamı, ödendiği ayda elde edilen ücretin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamayacaktır. İndirim konusu yapılacak prim tutarının tespitinde esas alınacak ücret ise, işveren tarafından çalışana hizmet karşılığında ödenen aylık (maaş), prim, ikramiye, sosyal yardımlar ve zamlar gibi vergiye tabi sürekli nitelikteki ödemelerin brüt tutarının toplamı olacaktır. Gider karşılığı olarak ödenen tutarlar (yapılan gerçek bir giderin karşılığı olsun olmasın) dikkate alınmayacaktır.

Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, işverenlerce ödenen şahıs sigorta primleri, işle ilgili olarak ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen ücret kapsamında olduğundan, söz konusu primlerin öncelikle ücretin matrahına ilave edilerek Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince gelir vergisi tevkifatı kesilmek suretiyle vergilendirilmesi ve aynı Kanunun 40 ıncı maddesinin (1) numaralı bendi çerçevesinde genel gider olarak herhangi bir tutar ve oran sınırlaması olmaksızın indirim konusu yapılması mümkündür.

Buraya kadar anlatılanlar Gelir Vergisi Kanunu penceresinden işvereni kısıtlayarak %15 tahdidi ve yine aynı kanuna göre kesilecek stopaj ile alakalıydı. İşverenler ayrıca, 5510 sayılı Sosyal Güvenlik Kanunu 80. Maddesi “b” bendi gereği var olan %30 istisna ile alakalı kayıtların işin ehli olan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler danışmanlığında ele almaları menfaatleri gereği olacaktır.

Çalışan adına yapılan ve tüm hizmet ve menfaatlerinden çalışanın yararlanacağı, primleri işveren tarafından ödenen bu özel sağlık poliçesi brüt tutarı aylık asgari ücretin %30’unun üzerinde ise; aylık asgari ücretin % 30’luk kısmına isabet eden (2020 yılı 2.943,00 *%30) 882,90 TL’lik tutar, prime esas kazançtan düşülmeli, üstü ise prime esas kazanca tabi olmalıdır. Özel sağlık poliçe brüt tutarı asgari ücretin %30’nun altında ise prime esas kazanca dâhil edilmemelidir. Personelin eş ve çocuğu için ödenen özel sağlık sigortası primleri tutarlarının tamamı prime esas kazanca tabi olmalı, prim istisnası uygulanmamalıdır.

Özel sağlık poliçe tutarları dışında diğer sigorta primleri için istisnai bir hüküm mevcut olmayıp, tamamı sigorta primine esas kazanca dâhil olmalıdır.

Buraya kadar konuyu kanunilik açısından olması gerektiği şekilde açıklamaya çalıştık. İlk defa yazılan bir konu olmadığından elbette teorik ve retorik yazı alıntılarım oldu. Yazı sonunda kaynak olarak verdiğim tüm emeği geçenlere teşekkürü borç bilirim.

Fakat bu zamana kadar meslektaşların ortak bir çalışma destinasyonu olmamış; yani Tek Düzen Muhasebe Sistemi dairesi içinde çalışanın adına düzenlenmiş, işveren tarafından ödenen özel sağlık sigortası poliçesinin “muhasebe kayıtları” hakkında, her meslek insanı kendine göre yorumlayarak ele almıştır.

O halde bu poliçe türü nasıl tahakkuk ettirilmeli?

Nasıl ay bazında giderleştirilerek net tutarları toplamı bordroda gösterilmeli? Uygulamaya devam edelim.

Örneklem üzerinden hareketle kayıtları nasıl yapacağımıza bakalım. Dolayısıyla basit anlatımı sağlamak amacıyla asgari ücretli bir çalışanı ele alalım istedik.

-Özel Sağlık Sigortası “Selahattin İpek” adına düzenlenmiştir.
-Yıllık ödenen poliçe prim tutarı 2,400.00 TL
-İşveren defaten poliçe tutarını bankadan ödemiştir.

-Her ay eşit tutarlar halinde ücret bordrosunda gösterilerek giderleştirilmesine karar verilmiştir.

Şimdi bu kayıtları yapmaya çalışalım. Şahıs üzerine yapılan poliçe prim karşılığı, işveren tarafından çalışanı adına peşin, taksitle veya firma kredi kartıyla ödenebilir.

Peki, bu ödeme karşılığı yapılacak kayıtlamada hangi hesapları kullanmak daha sağlıklı olur?

135 Personelden Alacaklar Hesabı ve veya 180 Gelecek Aylara Ait Giderler – 280 Gelecek Yıllara Ait Giderler hesaplarını kullanmak mümkündür. Şunu da unutmayalım diye özellikle altını çizmek isterim; 135 nolu Hesap Kodunu kullanacaklar için, çalışan adına ödenen parayı inceleme elemanları bir nevi çalışana “borç verme işlemi” olarak kabul edebilir. İzahını yapacağına kanaati olanların 135 Hesap Kodunu kullanarak kayıtlarını tamamlayabilirler.

Çalışan ihtiyacı olduğunda işverenden alacağı para için faiz yükümlülüğü altına girebilir. Böyle bir durumda borç anapara ve faizi ile birlikte tahsil edilir.

Elbette yine alternatif olarak 180 ve 280 Hesap Kodlarını da kullanmak mümkündür. Örneğimizde 135 Hesap Kodu kullanılmış olup, 180 – 280 Hesap Kodları kullanımı da aynı şekildedir.

Çalışanın, kendi adına yapılmış olan Özel Sağlık Poliçesini bildirerek, belirli veya belirsiz yapılan sözleşme şartları gereği; işveren, taahhüdünü yerine getirmek için poliçeyi kayıtlarına alır. Örnekte yıllık tutarı 2,400.00 TL olan poliçenin tahakkuk işlemine ait muhasebe kaydını görmekteyiz.

135 Personelden Alacaklar Hesabını kullanmak istemeyenler, belirttiğimiz gibi 180 – 280 hesaplarını kullanabilirler.
Aylar itibari ile eşit olarak giderleştirilmeye gidilebileceği gibi, 135 Personelden Alacaklar, 180 Gelecek Aylara Ait Giderler veya 280 Gelecek Yıllara Ait Giderler hesapları altında detaylı olarak da gösterilebilir.

İşveren poliçeye ait prim tutarını bir defada peşin olarak ödeyecek olursa, aşağıdaki muhasebe kaydını yapacaktır.

Poliçe net tutarları toplamı bordroda “Özel Kesintiler” içinde gösterilmeli, bordro tahakkuk aşamasında 135 veya 180 ve 280 nolu hesaplar alacaklandırılarak kapatılmalıdır. Aşağıdaki tabloda prim tutarını eşit taksitler halinde giderleştirmeyi seçtiğimizi varsayarsak (2,400.00 / 12 = 200.00 TL) ücret bordromuz aşağıdaki şekilde olacaktır.

Sonuç olarak konunun hassasiyeti bakımından ortada birden fazla kritik noktanın aynı anda ve birlikte dikkate alınması gereği vardır. Brüt ücretin yüzde 15’i ve asgari ücretin yıllık tutarı kadar olan kısım ile yine bu özel sağlık poliçesi brüt tutarı aylık asgari ücretin % 30’luk kısmı prime esas kazançtan düşülerek, limitin üstü ise prime esas kazanca tabi olmalıdır. İşveren tüm bu mevcut uygulamalarını gözden geçirerek, ücret matrahında gider yazılabilecek veya aşan kısmı ücret sayılacağından, alakalı kesintiler (Gelir Vergisi stopaj, Primler matraha dâhil edilerek) işveren tarafından da ücretin bir unsuru olarak gider yazılabilecektir.,

Saygılarımla.

Kaynak:

 İşverenler Tarafından Ödenen Özel Şahıs Sigorta Primlerinin Gider Yazılıp Yazılmayacağı

Ve Vergi Matrahının Tespitinde İndirim Konusu Yapılıp Yapılamayacağı- Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.

 İşveren tarafından ödenen sağlık sigorta primleri-Osman Arıoğlu

— Gelir Vergisi Kanunu

— 5510 sayılı Sosyal Güvenlik Kanunu

Kaynak: www.bdTurkey.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)